Yıllardır Türkiye'de varolagelmiş birşey. Artık öyle bir hal almış ki bu olağandışı şeyi kanıksamışız bile. Bu sanki bir devletin tarihinde olabilecek, doğal birşeymiş gibi karşılıyoruz. Nasıl öyle olmasın ki. 60'ta bir tane, 80'de bir başkası. Arada bir muhtıra. Yıllar ilerledikçe yeni akımların, gelişmelerin etkisinde bu olgu da değişiyor. 97'de postmodernini gördük, 2007'de de 70'dekinin "e-"lisiyle tanıştık.

Evet darbeler oldu tarihimizde ve olmaya da devam ediyor. Listelerken bile yoruluyor insan. Silahlı Kuvvetler hala daha İlk ve Ortaçağ'lardaki devlet sistemlerinde yaşıyor olsa gerek ki, o zamanlardaki gibi askerin devleti yönettiğini düşünüyorlar. Ne olursa olsun ülkemizde bir darbe ve askerin devamlı olarak devlet işlerine karışması gerçeği var.

Dün önemli bir gündü. Bu ülkede ilk defa darbeye, darbelere karşı bu kadar ciddi bir hareket oldu. Aslında ilk deyince yanlış anlaşılabilir. Daha önce hiç mi darbeye karşı görüş bildirilmedi? Bildirildi elbet, ancak bu şekilde bir yürüyüş ilk defa gerçekleşti. Yıllar boyu herkesin karşı olduğu bir konuda ilk defa bu kadar büyük bir eylem yapılabilmesi aslında çok acı, aslında çok gecikmiş birşey. Bu da insanımızın darbelerin yıkımından ne kadar korkutulduğunun bir göstergesi
Ancak artık susmak yok, artık darbelere karşı sessiz kalmak yok. Çeşitli sivil toplum kuruluşlarının birleşmesiyle 21 Haziran'da, yılın en aydınlık gününde, bir daha darbeyle kararmayalım diye "Darbeye Karşı 70 Milyon Adım" atıldı.

İşin içinde pek çok örgüt, topluluk vardı. Genç Siviller bir taraftaydı, Mazlumder vardı. Ama öbür yandan ÖDP'liler de vardı, DTP'liler de vardı. Korkmadım değil farklı gruplar olunca problem olur mu diye ama olmadı. Olması gerektiği gibi tüm zıtlıklar unutulup, bu önemli ihtiyaçta birleşildi.
Ve bunun sonunda, en sonunda darbeye karşı ses çıkarılabildi. Bu ülkenin insanları bir daha darbe gerçeğini yaşamasın diye...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder